İdrar Kaçırma ve Rahim Sarkması

İdrar kaçırma sık görülen ancak yaşlanmanın ya da doğum yapmanın doğal bir sonucu olarak kabul edilmemelidir. Yaşam konforunu son derece bozan bu durumla normalmiş gibi yaşamayı öğrenmek zorunda kalınmamalıdır. Tıbbi yardıma başvurmak, hemen ameliyat olacağınız anlamına gelmez. Bazı hastalar fizyoterapi gibi bir tedavi ile başlayıp, idrar kaçırma kontrol altına alınamayacak hale gelirse ameliyat olmayı tercih etmektedirler

Karın içi basıncın arttığı durumlarda ortaya çıkan ve kontrol edilemeyen  idrar kaçırma durumuna stres inkontinans adını vermekteyiz.  Gülmek, öksürmek, hapşırmak, bir şeyler kaldırmak, eğilmek ya da egzersiz yapmak karın içi basıncı artıran aktivitelerdir. Stres inkontinans genellikle pelvik taban destek dokusu, sinirleri ve kaslarında gevşeme ya da hasar olması sonucunda mesane boynunda destek kaybı ve fonksiyon kaybı gelişmesi ile ilgilidir. Mesane boynu gerektiği şekilde desteklenemezse, karın içi basınç artışı durumunda idrar kaçırmayı önleyici kapak olma görevini yapamaz. Bu destek kaybı genellikle doğum, sigara içimi, tekrarlayan zorlayıcı işler ve daha az sıklıkla pelvik bölge yaralanmaları ya da doğuştan doku zayıflığına bağlıdır. Bazen pelvik organlarda destek kaybı sonucunda rahim, mesane, rektum ya da ince bağırsakların sarkması(prolapsı) da stres inkontinansa eşlik eder.

Kaçırılan idrar miktarı da değişebilir. Kimi hasta sadece bazı aktiviteler esnasında idrar kaçırırken, kimisi de her öksürdüğünde, hapşırdığında, güldüğünde veya ağır bir şey kaldırdığında idrar kaçırır. Sürekli idrar kaçıran ya da daha önce mesane veya prolaps nedeniyle cerrahi geçirmiş hastalarda intrensek sfinkter yetmezliği adı verilen,stres inkontinansın ciddi bir formu görülebilmektedir.

Cerrahi: Stres inkontinansın sebebine yönelik pek çok cerrahi tamir tekniği mevcuttur. Çoğu cerrahide amaç, ‘mesane boynu’ adı verilen bölgenin yani mesane ile üretranın birleşim yerinin desteklenmesidir. Bu alanın desteklenmesi, karın içi basıncın arttığı durumlarda idrar kaçırmayı önleyici kapağın da tamir edilmesine yardımcı olur. Pek çok farklı ve etkin cerrahi tekniği mevcuttur. Cerrahinin tipine siz ve ürojinekoloğunuz birlikte karar vermelisiniz. En fazla yardımcı olunabilen hasta grubu, zayıflanmış bağ dokusunun desteklenmesi gerekenlerdir. Kas ve sinir hasarı olan hastaların cerrahiden fayda görme şansı daha azdır.

Tedaviden mükemmel sonuç almış birçok hastamız olmasına rağmen, hiçbir tedavinin bütün idrar kaçırma epizodlarını önlemede %100 başarılı olamayacağını bilmeniz gerekir. Tedavinin amacı, sizi kuru ya da daha kuru hale getirmek, kaçırma sıklığını azaltmak ve mesanenin kontrolünü yeniden sağlamaktır.Hiç çocuğu olmayan genç kadınlar bile güçlü bir kahkaha veya hapşırık sonrası nadiren idrar kaçırabilirler. En çok uygulanan cerrahi prosedürleri ile ilgili pek çok çalışma, kadınların %75-80’inin ameliyattan 5 yıl sonra sonuçlardan hala memnun olduğunu göstermektedir. Bu süre, araştırmacıların hastaların sonuçlarını değerlendirmesi için uygun bir zaman dilimidir. Hastaların 10 ya da 20 yıl boyunca takip edilmiş olduğu birkaç çalışmada, hastaların %60’ının operasyon sonuçlarından hala memnun olduğunu göstermiştir.